Pzt. - Cuma: 10.00 - 18.00 Cumartesi - Pazar: Kapalı
Image Alt

Basın Açıklamaları

Türkiye sinema sektörünü oluşturan kurum ve kuruluşlar olarak, tüm sinema emekçilerine, sanatçılarına ve kamuoyuna ortak bir açıklama yayınladık. Yirmi bir meslek kuruluşu ile birlikte Ekim ayında 55. si düzenlenecek Antalya Film Festivali’ne katılmayacağımızı belirtirken; tüm sinema emekçilerini, sanatçılarını, yerli ve yabancı kamuoyunu festivale ve etkinliklerine katılmamaya davet ediyoruz. Metnin tam hali ve imzacı kuruluşlar: ULUSAL YARIŞMALAR GERİ DÖNENE KADAR ANTALYA FİLM FESTİVALİ’NE KATILMIYORUZ Elli yılı aşkın bir süredir ülkemizin en önemli festivali olan

ORTAÇAĞ KARANLIĞINA DÖNMEYİ REDDEDİYORUZ! Dün akşam saat 20:00'de Türkiye Büyük Millet Meclisi F Blok’ta yer alan  salonda  ve yaklaşık 350 kişinin izleyici olarak katıldığı   “Çanakkale Şehitleri Anma Gecesi”nde, gösteriye 1 saat kala kadın oyuncuların sahnede yer almaması yönünde bazı yetkililer tarafından gösteriye müdahale edildiği ve kadın oyuncuların sahnede görevlerini yapmak yerine, sahne kenarında merdivenlerde ya da sahne arkasında beklemeye zorlandığı  bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. Yaptığımız araştırmalar sonucunda da olayın yaşandığını destekleyen bilgilere

  KAMUOYUNA DUYURULUR! Sayın Murat Boz’un 18 Ekim 2017 tarihinde yayınladığı “Müzisyenler, vokalistler, dansçılar serbest meslek erbabıdır” içerikli açıklamasında, kamuoyunu yanlış yönlendiren ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve genel olarak iş hukuku mevzuatı ile çelişen hatalı bir bilgilendirmenin yapıldığı tarafımızca gözlemlenmiştir. Oyuncular Sendikası 10. İş Kolunda faaliyet gösteren bir işçi sendikası olup, Anatüzüğü uyarınca başlıca görevi üyelerinin çalışma koşullarının hukuka uygun olarak şekillendirilmesini sağlamaktır. Söz konusu açıklamada yer

KAMUOYUNA ÇAĞRIMIZDIR! Oyuncular Sendikası olarak 2012 yılından bu yana setlerde kuralsız şekilde çalıştırılan çocuklarımızın haklarını korumak amacı ile “Bu Sette Çocuk Var!” kampanyasını yürütmekteyiz. ILO, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı gibi paydaşlarla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nezdinde yürüttüğümüz bu proje neticesinde 23 Nisan 2015 tarihinde İş Kanunu'nun 71. maddesine çocuk oyuncularla ilgili gerekli ekleme yapılmış ancak tüm girişimlerimize karşın bu maddeye bağlı olarak çıkartılması gereken yönetmelik

Ne Darbe Ne OHAL! 15 Temmuz darbe girişimi, halkın da desteğiyle geri püskürtülmüş, başarısız olmuştur. Mecliste olsun olmasın bütün siyasi partiler, sendikalar, odalar, sivil toplum kuruluşları fiilen demokrasiden yana tavrını koymuş, darbecilere karşı çıkmıştır. Elbetteki darbe girişiminde bulunan herkes yargı karşısına çıkarılmalı ve yasaların öngördüğü biçimde cezalandırılmalıdır. Ancak, bu durumu fırsat bilen iktidar, muhalif gördüğü herkesi tasfiye etmek için adımlar atmakta, darbenin savuşturulmasını politik güce dönüştürmektedir. Darbe bastırılmış, ama OHAL ile fiilen “darbe

Menfur terör saldırılarından kaynaklanan acılarımızın ve yaralarımızın izleri derin. Hepimizin başı sağolsun. Bizi ancak anlayış, merhamet ve adalet kurtaracak. Bu acıyı bu topraklarda hep birlikte yaşıyoruz. Bu acıya alışmayacağız ve acıdan asla beslenmeyeceğiz. Şiddeti ve terörü yüceltenleri kınıyor, insan hayatının kıyımına son diyoruz! OYUNCULAR SENDİKASI

  ÇOCUK OYUNCULAR HALA OLUMSUZ ŞARTLARDA ÇALIŞTIRILIYOR   Dizi setinde bebeğin biberonuna kahve koyulması üç yıl önce yaşandı. Bugünkü durum da iç açıcı değil, çocuk oyuncular hala hukuka aykırı şekilde çalıştırılıyor. 15 Aralık'ta İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta Oyuncular Sendikası Başkanı Meltem Cumbul'un konuşmasından alınan 6 aylık bebeğe biberonla kahve içirilmesi örneği kamuoyuna yansımış ve tartışma yaratmıştır. Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki, bu olay yaşanmış bir olaydır ve İLO ile ortak gerçekleştirdiğimiz ve

Rita Hester, 1998’de ABD’nin Boston şehrindeki evinde göğsüne aldığı 20 bıçak darbesiyle öldürüldü. Dünya Trans Hakları Hareketi, Rita Hester cinayetini sembol haline getirdi ve her 20 Kasım'da “nefret cinayeti mağduru trans bireyler” çeşitli etkinliklerle anılmaya başlandı. Basına ve Kamuoyuna; Translar birçok alanda; işveren, mesai arkadaşları ve hastane personeli tarafından sözel, psikolojik, hatta fiziksel şiddete maruz kalıyor. İş yerlerinde mobbinge uğrayan, birçok haktan yararlanamayıp evlerine hapsolmak zorunda kalan ve bunun sonuncunda

Artık yeter! Her yıl şiddete maruz kalan yüzlerce kadın, alınmayan önlemler, ayrımcılığa çanak tutan hafifletici nedenler ve bunlardan cesaret bulan yüzlerce şiddete meyilli erkek. Şiddet uygulayan her kim olursa olsun, ne sebeple olursa olsun asla makul görülemez, hafifletilemez, affedilemez. Oyuncular Sendikası olarak akla, vicdana, insanlığa ve hukuk devletine yakışmayan bu durumu ülkemizin en önemli meselelerinden biri olarak değerlendiriyoruz. Bu vahim sorunun çözümü için eğitim ve bilinçlendirme kampanyalarının yanı sıra devletin bunun karşısında yer

Yeni adıyla Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında geçen yıl “Yeryüzü Aşkın Yüzü Olacak” adlı belgeselin programdan çıkarılmasının ardından bu yıl da Ulusal Belgesel Yarışması’nın topyekün programdan çıkarıldığını öğrendik. Böylesi köklü bir festivalin yöneticilerinin hatayı telafi etmek yerine rest çekmeyi tercih etmesi ülkemiz sanatı adına çok kaygı vericidir. Sanata uygulanan sansür ve yasaklar, doğrudan bir ülkenin kültürüne, tarihine yapılmış bir saldırıdır. Toplumu etkileyen olaylar, belgesel olarak, sinema filmi olarak, tiyatro oyunu ya